İran ile İsrail arasında yaşanan son gerilim, İran'ın İsrail'e yönelik füze saldırısıyla yeni bir boyut kazandı. 13 Nisan 2024 tarihinde gece saatlerinde İran tarafından fırlatılan çok sayıda füze, İsrail'in çeşitli bölgelerinde hasara neden oldu. Saldırının ardından İsrail'de alarm durumuna geçilirken, yetkililer olayın etkilerini değerlendirmek üzere acil toplantılar düzenledi.
İran'ın saldırıyı neden gerçekleştirdiği konusunda resmi bir açıklama yapılmazken, bölgedeki son gelişmelerin ve iki ülke arasındaki uzun süredir devam eden gerginliğin bu saldırıda etkili olduğu düşünülüyor. İsrail Savunma Kuvvetleri, füzelerin büyük bir kısmını hava savunma sistemleriyle etkisiz hale getirdiklerini açıkladı. Ancak bazı füzelerin hedeflerine ulaşması sonucu özellikle sivil yerleşim alanlarında ve altyapı tesislerinde hasar meydana geldiği bildirildi.
Saldırı sırasında Tel Aviv, Kudüs ve Hayfa başta olmak üzere birçok kentte sirenler çaldı. Vatandaşlar güvenli bölgelere yönlendirilirken, bazı bölgelerde elektrik ve iletişim altyapısında geçici kesintiler yaşandı. Olayda can kaybı olup olmadığına ilişkin resmi bir açıklama yapılmazken, İsrail Sağlık Bakanlığı birkaç kişinin hafif yaralandığını duyurdu.
Saldırının ardından İsrail Başbakanı ve Savunma Bakanı, ulusal güvenlik kabinesini topladı. Toplantı sonrası yapılan açıklamada, İsrail'in kendini savunma hakkını saklı tuttuğu vurgulandı. İran ise saldırının "meşru müdafaa" kapsamında gerçekleştirildiğini savundu. Uluslararası toplumdan ise taraflara itidal çağrısı geldi. Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği, bölgede tansiyonun daha fazla yükselmemesi için diyalog çağrısında bulundu.
Olayın ardından İsrail'de güvenlik önlemleri artırılırken, hava sahası kısa süreliğine sivil uçuşlara kapatıldı. İran'ın bu saldırıyı hangi gerekçeyle ve nasıl planladığına dair detaylar ise henüz netlik kazanmadı. Uzmanlar, bu tür saldırıların Orta Doğu'da istikrarsızlığı artırabileceği ve yeni çatışmalara zemin hazırlayabileceği uyarısında bulunuyor.
Saldırının etkileri ve bölgedeki son durum yakından takip edilirken, uluslararası aktörlerin krizin büyümemesi için diplomatik girişimlerde bulunması bekleniyor.