Suriye'de 2011 yılında başlayan iç savaş, ülkeyi derinden sarsmaya devam ediyor. Birleşmiş Milletler ve insan hakları örgütlerinin raporlarına göre, savaşın başladığı günden bu yana 100 binden fazla kadın kayboldu. Bu kayıplar, savaşın yarattığı kaos, zorunlu göçler, toplu tutuklamalar ve insan kaçakçılığı gibi birçok faktörden kaynaklanıyor.
Suriye'de kadınların kaybolmasının başlıca nedenlerinden biri, silahlı çatışmalar sırasında yaşanan zorla alıkoymalar. Hem hükümet güçleri hem de silahlı muhalif gruplar, savaşın farklı dönemlerinde binlerce kadını gözaltına aldı. Birçok kadın, siyasi görüşleri, aile bağları veya sadece yanlış zamanda yanlış yerde olmaları nedeniyle tutuklandı. Bu kadınların büyük bir kısmından bir daha haber alınamadı.
Aileler, kaybolan yakınlarını bulabilmek için çeşitli sivil toplum kuruluşlarına ve uluslararası insan hakları örgütlerine başvuruyor. Ancak Suriye'deki mevcut siyasi ve askeri durum, kayıp kadınların akıbetinin aydınlatılmasını oldukça zorlaştırıyor. Savaşın getirdiği yıkım, iletişim ve ulaşım kanallarının kesilmesi, birçok bölgede bilgi akışının durmasına neden oldu.
Kayıp kadınların önemli bir kısmı, insan kaçakçılığı ve cinsel sömürü mağduru olma riskiyle de karşı karşıya. Özellikle çatışmalardan kaçan kadınlar, mülteci kamplarında veya sınır bölgelerinde güvenlikten yoksun bir şekilde yaşam mücadelesi veriyor. Bu ortamda suç örgütleri ve insan tacirleri, savunmasız kadınları hedef alıyor. Birçok kadın, daha iyi bir yaşam umuduyla çıktığı yolculukta kayboluyor ya da zorla alıkonuluyor.
Uluslararası kuruluşlar, Suriye'deki kayıp kadınların bulunması ve sorumluların adalet önüne çıkarılması için çağrıda bulunuyor. Ancak şu ana kadar kayıpların akıbetiyle ilgili somut bir ilerleme kaydedilebilmiş değil. Savaşın gölgesinde kaybolan bu kadınların hikayeleri, Suriye'deki insani krizin en acı yüzlerinden birini oluşturuyor.
Suriye'de 100 binden fazla kadının neden kayıp olduğu sorusunun yanıtı, savaşın yarattığı kaotik ortamda saklı. Zorla kaybetmeler, insan kaçakçılığı, toplu tutuklamalar ve güvenlik eksikliği, kadınların hayatlarını tehdit etmeye devam ediyor. Aileler ise kayıp yakınlarından bir haber alabilmek umuduyla beklemeyi sürdürüyor.